Türkiye'de Sosyal Hareketlilik Araştırması

Amaç

Sosyal hareketlilik toplumsal yapıya dair analizler yapabilmek için ihtiyaç duyulan temel bileşenlerden birisidir. Bu araştırma projesi kapsamında Türkiye’de sosyal hareketliliğin yapısı ve biçimlerini ortaya çıkarılacak böylece toplumsal yapının değişiminin özel bir bileşeni olan sosyal hareketlilik analiz edilebilir hale getirilecektir. Böylece sürekli eksikliği hissedilen bir modelin oluşturulmasıyla Türkiye’de sosyal bilim çalışmalarına önemli bir katkı sağlamak hedeflenmektedir.   

 

TÜBİTAK tarafından desteklenen Türkiye'de Sosyal Hareketliliğin Yapısı ve Biçimi Araştırması ile Türkiye için önemli bir ihtiyaç olan sosyal hareketliliği çözümlemek üzere gerekli kuramsal temellere sahip bir model geliştirilecektir. 2020 Haziran ayına kadar devam edecek bu araştırma kapsamında geliştirilecek model ile teorik bütünlüğü olan, pratik ve kolay uygulanabilir bir analiz aracı sağlanacaktır. 

Kapsam

Sosyolojinin en eski konularından birisi olan tabakalaşma ve hareketlilik çalışmalarında özellikle 1945 sonrasında Amerikan sosyolojisinde istatistiki ölçüm modelleri öne çıkmıştır. 1940’larda Warner’ın mesleki etkenler etrafındaki SES çalışmaları kendisinden sonra gelen bütün araştırmacıları ciddi bir biçimde etkilemiş ve hareketlilik çalışmalarının mesleki ölçümleme ekseninde gelişmesine temel teşkil etmiştir. Toplumdaki bireylerin kuşaklar arasında ve kuşak içinde mesleki konumlarının değişimine dayalı bu çalışmalar 1960’lardan itibaren Duncan’ın SES çalışması ile birlikte köklü bir değişikliğe uğramıştır. Duncan ve Blau’nun SES Endeksinde meslek ile eğitim ve gelir arasında lineer bir bağ kurulmaktadır. Nakao ve Treas 1990’larda Duncan’ın bu geleneğini sürdüren çalışmalar gerçekleştirmişlerdir. 1970 ve 1980’lerde bu açıklamalara paralel olarak neo-Weberci ve neo-Marksist teorilerin geliştirildiğini görmekteyiz. Goldthorpe’un Neo-Weberci karşılaştırmalı EGP ve CASMIN modelleri bu bakımdan önemli bir yer tutmaktadır. 1980’lerden itibaren geliştirilen diğer bir model de Wright’ın neo-Marksist sömürü merkezli sınıf modelidir. EGP’ye göre karmaşık bir model olan ve uygulamada yaygınlık kazanmayan Wright’ın sınıf şemasının literatüre en önemli katkısı çağdaş kapitalist toplumlarda ifade edildiği gibi yaygın bir dikey hareketliliğin mevcut olmadığını göstermesidir. Treiman’ın SIOPS ve ISEI modelleri ise özellikle uluslararası düzeyde karşılaştırmaları ve standardizasyonu mümkün kılacak analizlere zemin hazırlamaktadır. Bu değerlendirmelerden de görülebileceği üzere sosyal hareketlilikle ilgili analizler bir sosyo-ekonomik statü endeksine ihtiyaç duymaktadır.

Faaliyetler

Türkiye’de Sosyal Hareketliliğin Yapısı ve Biçimleri Projesi nicel ve nitel metotların birlikte kullanıldığı karma bir metodolojiye dayalı olarak yürütülecektir. Araştırma birbiri üzerine bina edilmiş üç aşamada gerçekleştirilecektir. Birinci aşamada tarihsel ve güncel bir biçimde literatür taramalarına ve odak grup çalışmalarına dayalı olarak bir taslak hareketlilik modeli şeması geliştirilecektir. İkinci aşamada ise TÜİK’ten alınacak 2500 hanelik Türkiye örneklemine bir anket çalışması uygulanacak ve taslak şema test edilecektir. Üç kuşaktaki hareketlilik verilerinin elde edileceği bu nicel araştırma ile genel hareketlilik modelinin geliştirilmesi hedeflenmektedir. Üçüncü aşamada ise katmanlandırılmış ve çeşitlendirilmiş 100 hanede yarı yapılandırılmış derinlemesine mülakatlara dayalı bir nitel metodoloji ile özel hareketlilik şemaları geliştirilecektir. Bu hanelerin nicel araştırmada çıkan alt örüntülere göre seçilmesi hedeflenmektedir.

Dökümanlar

Multi Media